top of page

007 Sadece Bir Sayı mı?













Gökhan Eker


007 James Bond filmi deyince "o yakıcı bakışlar (*)" ve kadın oyuncuların performanslarından (!) daha çok film müzikleri aklıma gelir. Bu yüzden Prime Video’da bu konu özelinde hazırlanmış belgeseli (The Sound of 007) gördüğümde oldukça heyecanlandım. Daha film çekilmeden bu sefer James Bond'u kim oynayacak, kadın oyuncu kim sorularından daha çok müziklerini kim yapacak, kim seslendirecek diye duyduğum merakımda yalnız olmadığımı anlamak da beni bir o kadar sevindirdi.


Belgeseli izlemeden önce sessiz bir hafta içi akşamında bu şarkıları dinlerken (daha doğrusu görsel zenginlikleri ile videolarını izlerken) de neler hissettiğimi ve eserler için internetten yaptığım araştırmalarda dikkat çekici noktalarını paylaşmak istedim bu yazıda. Sizin için de belgeseli bu ön bilgiler ışığında izlemek daha keyifli olacaktır umarım.



Ian Fleming 007 karakterini 1953 yılında yarattığında yazdığı 12 roman ve 2 öykünün ardından bu kadar meşhur olacağını ve en çok filmi çekilen kişilerden birisine dönüşeceğini (Napolyon, Sezar gibi gerçek kişileri saymıyorum) hayal bile edememiştir herhalde. Tabii bunda biraz da Kingley Amis, John Gardner ve Christopher Wood gibi yazar ve senaristlerin baş kahramanı Bond olan eserler üretmeye devam etmesinin ve Eon yapımcılığın bu cevheri görmesinin katkısı olsa da bu karakteri hayatımıza kazandırdığı için Fleming'e hakkını teslim etmek yerinde olur.



Filmler boyunca birçok parçayı dinleme fırsatımız olsa da o meşhur jeneriğe eşlik eden tema şarkılarına odaklandım bu yazıda. Aksi taktirde 25 film (**) için kullanılan 250’nin üzerinde şarkı için "kalın bir roman kitap gibi (***)" bir şey çıkıyor olurdu.


Sondan mı, baştan mı başlasam diye polemiğine hiç girmeden içlerinde en çok sevdiğim, gençlik yıllarımın idolü Madonna'nın "Die Another Day, Başka Gün Öl" şarkısı için You Tube'ın arama kutusunu tereddüt etmeden doldurdum. 2002 yılındaki 20. Bond filmi olarak çekilen film bu role en az yakışıyor dediğim aktör olan Pierce Brosnan ve oyuncu olarak Madonna'nın da varlığı ile serinin vasat (IMDB notu 6.1) bir filmi olsa da filmin temasına uyumu, başarılı bir dans parçası olması ile benim bir numaram olmuştu. Önceki filmin, "The World is Not Enough", şarkısı çok ses getirmediği için MGM sonraki film için fark yaratacak bir çalışma isteyince Madonna ile doğru (en azından bana göre) bir seçim yapmıştı. Birisinin egosunu yıkma metaforu üzerine kurulu şarkıyı Madonna filme göre şekillendirirken Mirwais Ahmadzai de Paris'te son halini vermişti. Eser, alışagelmiş Bond şarkılarından ayrışması nedeni ile otoriteler beğeni açısından ikiye ayrılsa da 1 Golden Globe, 2 Grammy ödülü, Amerika'da Top 100 de 8.liğe yükselmesi ile ticari bir başarı da yakalamıştı. Birçok kaynakta sıralamada son sıralarda yer alsa da benim için bir numara olan bu şarkıyı dinlemek için;


1999 yapımı, Türkiye'de geçen sahneleri ile (Kız Kulesi altındaki denizaltı abartısına rağmen) bizim için özel bir yeri olan bir önceki filmin (IMDB 6.4), "The World is Not Enough, Dünya Yetmez", müziklerini birçok kez bu işe soyunan David Arnold yapmıştı. Amerikalı rock grubu Garbage'ın seslendirdiği şarkı klasik bir Bond serisi tema müziği idi. Şarkı hatıralarda çok iz bırakmasa da şarkının klibi, başrolündeki pasifikteki bir adada üretildikten sonra hedeflerini bir öpücük ile öldüren android karakter ile daha çok ilgi çekmişti açıkçası.


Başlamışken Brosnan'ın oynadığı filmlerle devam edelim.

1995 yılında vizyona giren "Golden Eye, Altın Göz", Brosnan dörtlüsünün en iyisidir. (IMDB 7.2) Ve tabii tema şarkısını seslendiren efsane R&B yıldızı Tina Turner'ın da buna katkısı yadsınamaz. Bono ve The Edge 'in yazdığı şarkı Avrupa'da tekli olarak da yayınlandığında listelerde zirveyi yakalamış, kimilerince de Bond evreninin en iyilerinden birisi olarak nitelendirilmişti. Şarkı ilk olarak Depeche Mode'a sipariş edilse de teslimat zamanlamasına uyamayacakları için İrlanda'lı sanatçılar tarafından kaleme alınmıştır. Şarkıyı Shirley Bassey tarzına sadık kalarak seslendiren Turner'ın katkısı kesinlikle tartışılamaz, ama yine de şarkının "Bondlike" çizgisinin çok da dışına çıkmayı başaramadığını; sonuçta yazılma amacı bu olsa da özellikle solistin performansı ile öne çıkması nedeniyle en iyiler listemde biraz geride kaldığını söyleyebilirim.


İki yıl sonra yine Brosnan'ın bedeninde karşımıza çıkan 007, "Tomorrow Never Dies, Yarın Asla Ölmez" (IMDB 6.5) bitmez tükenmez hırsları ile dünyaya hâkim olma meylindeki kötü karakterlerden birisini daha bize tanıtırken (öyle ki Çin pazarına girmek İngiltere ve Çin'i savaşma eşiğine bile getirmekten çekinmez Elliot Carver) Sheryl Crow'un sesinden de tema müziğini armağan etmişti. Filmden kare ve esintilerle süslü klipi ile de dikkat çeken şarkı, Crow her ne kadar klasik bir Bond tema müziği şarkıcısı olmasa ve diğer örneklere göre performansı ile de geride kaldığı şeklinde eleştirilse de 60'lı yıllardan esintileri, pop/rock havası ile diğer klasiklere göre bir tık daha üstte yer alıyor bana göre. k.d. Lang tarafından seslendirilen ve sonradan "Surrender" adını alan ve filmin kapanışında yer alan parçanın yerine tema müziği olarak seçilmesi ile de ilginç bir hikayesi var şarkının. Gelmiş geçmiş en iyi film müziklerinden birisi, "My Heart Will Go On", ile Oscar yarışına girmiş olması da şanssızlığı olarak kabul edilebilir.



Brosnan'ın ardından 2006 yılından itibaren aksanı ve soğuk tavırları ile tam bir İngiliz portresi çizen Daniel Craig ile seriye daha bir farklı hava gelmiş oldu. Bu IMDB notları ve gişe başarılarına da (özellikle 3. ve 4. film) ile yansıdı. 2020 yılındaki "No Time to Die" ile artık seride rol almayacağını açıklayan aktör 5 film ile en çok bu rolü üstlenen 3. kişi olurken 5 güzel şarkı performansı da müzik arşivlerinde yerini aldı.


Craig'in ilk filmi "Casino Royale" (IMDB 8.0) yeni aktörünün rüzgarını arkasına alarak önemli bir beğeni kazandı. Tema müziği olarak filmden farklı ismi ile, "You Know My Name", yine bir David Arnold bestesi olarak karşımıza çıktı. Eser zaman zaman rock bir şarkıya dönüşerek de dikkat çekmeyi başarıyordu. Chris Cornell'in sesinden dinlediğimiz şarkı çok üst sıralara yükselmese de pozitif eleştirileri ile serinin unutulmazları arasına katılmış oldu. Genellikle kadın şarkıcılar solist olarak tercih edilirken güçlü bir erkek ses olarak seçilen ama şarkıyı aşağı çektiği için de bazılarınca eleştirilen Cornell, Bond'un yeni yönünü temsil edecek şekilde seriye eklenmişti bu sefer.


Daha aşağıda bir başarı grafiği (IMDB 6.6) çizen, 2008 yapımı sonraki film, "Quantum of Solace", aslında Casino Royale'in devamı idi. Film için Mark Ronson ve Amy Winehouse 'un hazırladığı demonun kabul edilmemiş olması ile de farklı bir yeri var diyebiliriz müzik tarihinde. Önceki filmdeki gibi aynı yapımcının elinden çıkan şarkısı ise Alicia Keys ve The White Stripes'dan hatırlayacağımız Jack White tarafından seslendirildi. İki güçlü sese rağmen enstrümanlar daha baskın bir şekilde öne çıkmıştı bu şarkıda. Çok da iyi bir lezzet bırakmadı diğer eserler gibi ve listelerde de pek yükselme şansı bulamadı.


Gelmiş geçmiş en çok gişe hasılatı yapan (yaklaşık 1 milyar dolar) Bond filmi ise Craig’in 3., serinin 23. filmi olan "Skyfall" oldu. (IMDB 7.8) Filmin senaryosunu okuduktan sonra projeye dahil olmayı kabul eden ve o dönemde "21" albümü ile büyük bir çıkış yakalayan Adele'in yazdığı ve söylediği şarkı daha önceki Bond şarklarının ruhunu yakalamayı (özellikle de sözleri ile) amaçlayarak 18 ay gibi uzun bir sürede hayat bulmuştu ve film gibi oldukça önemli bir başarı yakalamıştı. 10’dan fazla ülkede liste başı olurken İngiltere ve ABD’de uzun süre ilk 10’un içerisinde yer aldı. Aldığı sayısız ödülün yanında 85. Oscar ödül töreninde Adele'in canlı performansı ile de hafızalarımıza iyice kazınmış oldu. Birçok eleştirmen sonunda Bond'un şöhretine yakışır hem de çağdaş bir şarkı diye yorumlamıştı bu çalışmayı.



2015 yılında vizyona giren Spectre yüksek bütçesine rağmen serinin başarı grafiğini aşağıya çekse de (IMDB 6.8, 880 milyon dolar hasılat) bu film ile artık Craig, özellikle genç neslin aklına ilk gelen, hatta yegâne 007 olmuştu. Güçlü sesi ve Jimmy Napes ile yazdığı şarkı "Writing's on the Wall" ile Sam Smith, Bond açılış müziklerinde nadir olarak gördüğümüz erkek vokallerden belki de en güçlüsü olarak seriye katılıyordu. Olumsuz bazı eleştirilere rağmen şarkı İngiltere listelerinde bir numaraya yükselen ilk Bond şarkısı oldu, Avrupa dışında ise pek rağbet görmedi ama yine de Golden Globe en iyi orijinal şarkı ödülünü de almayı başardı. Skyfall 18 ayda hayat bulmuşken, bu şarkının tek bir oturumda yarım saatten daha kısa bir sürede yazılmış olması detayı da hayli ilginç geldi bana.



Craig açısından seriyi bitirdiğini açıkladığı "No time to Die" 2021 yılında pandeminin gölgesinde vizyona girse de IMDB den aldığı 7.3 beğeni notu ile tüm seride çok da gerilerde kalmadı. İngiliz istihbaratı MI6'dan ayrılmış ve artık Amerikan dış istihbarat örgütü CIA için çalışan bir Bond görmek filmin belki de en can alıcı noktası idi. Farklı tarzı ile kısa sürede büyük bir ün kazanan Billie Eilish ise en genç Bond şarkıcısı unvanını Adele'den almakla kalmayıp İngiltere listelerinde en üst sıralara yükselen 2. şarkıcı olmayı da başardı. Kardeşi ile yazdığı bu şarkı, onlar için gerçekleşmesi zor gözüken bir hayal iken İrlanda konseri sonrası yapımcılar ile yaptığı görüşme sonrasında gerçeğe dönüşmüş ve kariyerlerini 2022 Oscar'ı ve onlarca önemli ödülü ile de taçlandırılmış oldu.



Craig’ten sonra İdris Elba gibi isimler konuşulurken en başta söylediğim gibi şarkıları kim seslendirecek merakım daha önde. Beyaz olmayan bir oyuncu seçimi belki Ada ve Amerika dışında bir solistin seçileceği sinyali de olabilir. Ne dersiniz farklı tarzı ile Türkiye'den bir sanatçı bu işin altından kalkabilir mi? "Rusya'dan Sevgilerle" ile kaçırdığımız fırsatı Teoman veya Kalben yakalayabilir mi örneğin?


1990’ların öncesine geçersek başrolde Sean Connery ve Roger Moore'un hakimiyetini görüyoruz. 87 ve 89 yıllarında ise Timothy Dalton karşımıza iki film ile çıkıyor ve en duygusal Bond olarak da hafızalarımızda yer ediyordu.


"The Living Dayligths" (IMDB 6.7) ve "Licence to Kill" (IMDB 6.6)


80’li yılların Norveçli efsanevi grubu A-ha’nın seslendirdiği ilk filmin şarkısı "The Living Daylights" grubun 3. albümünde de yer almış ve birçok ülkede üst sıralara yükselmişti. Grubun tarzının Bond tarzı ile birleşimi olarak Europop'un iyi bir örneği olarak serideki yerini almıştı bu şarkı.



"Licence to Kill" şarkısı ise Glagys Knight tarafından seslendirilmişti. Eric Clapton ve Vic Flick'e de filmin tema şarkısını yazma teklifi gitse de Gladys Knight'ın performansı seçilmişti. 5 dakika 13 saniye ile en uzun Bond şarkısı olan eser filmde 2 dakika 53 saniyelik versiyonu ile yer almıştı. Çok da parıltısı olmayan bir şarkıydı belki ama Knigth'ın efsanevi, zengin ses rengi şarkıyı öteye taşımaya yetiyordu.



Tek filmlik performansı ile George Lazenby 1969 yapımı "On Her Majesty's Secret Service" filmi çekimleri sırasında bir daha bu seride yer almayacağını açıklayarak dikkat çekmişti. Muhtemel en az akılda kalan bu Bond filminin de şarkısını John Barry yazmıştı. Eserin ilk Bond filmindeki gibi enstrümantal olarak filmde yer alması ile diğer tema şarkılarından ayrıştığını söyleyebiliriz.



1973- 1985 yılları arasında 7 film ile Rooger Moore dönemini görüyoruz. Birbirine yakın performanstaki filmler arasından yüksek gişe hasılatı ile "Moonrake" ve arabesk Türk filmlerini hatırlatan ismi ile "For Your Eyes Only, Yalnız Senin Gözlerin İçin" öne çıkıyordu.


"A View to Kill" - 1985, unutulmaz İngiliz grup Duran Duran'ın sesinden dinlediğimiz ve Amerika'da listelerde 1 numaraya yükselmiş tek Bond şarkısı olarak dikkat çekmişti.


"Octopussy"- 1983, Tema şarkısı olarak, "All Time High", yine filmden farklı bir isim ile bu alandaki nadir örneklerden birisi olarak, Rita Coolidge tarafından seslendirilen eser seçilmişti. Şarkı o dönemde pek de dikkat çekmemişti ama Rita'nın mükemmel sesi ile özel bir hayran kitlesi kazanmıştı. Filmin müzik videosunda şarkıcı Hindistan'da imiş gibi bir görünse de filmin de çekildiği Brigton'da kameraya alınmıştı.



İskoçyalı sanatçı Sheena Easton'ın seslendirdiği "For Your Eyes Only, Yalnız Senin Gözlerin İçin" 1981 yılındaki filmin tema müziği idi. 1982 yılında Oscar'a aday gösterilen şarkı İngiltere ve ABD listelerinde de üst sıraları zorlamıştı. Bir Bond filminde boy gösteren ilk açılış şarkısını seslendiren sanatçı olması Easton’a bu açıdan özel bir yer sağlıyordu. Rooger Moore'a göre Bond kızlarından daha seksi bir görünüşe sahip olması da ilginç bir detay.



1979 yılında en az sonraki filmlerdeki kötü karakterler kadar megolamanyak olan milyarder Sir Hugo Drax Bond'un başını ağrıtırken filmin şarkısını son kez bir (toplamda üç) 007 filminde gördüğümüz ve serinin tema müziği söyleme tarzını yarattığını söyleyebileceğimiz Shirley Bassey icra ediyordu. “Moonraker, Ay Harekâtı” için Frank Sinatra, şarkıyı beğenmeyen Johny Mathis ve Kate Bush, Bassey'e teklif gitmeden önceki adaylar olarak dikkati çekiyor.



"The Spy Who Loved Me" filmi için Carly Simon'ın seslendirdiği şarkı "Nobody Does It Better" seçilmiş ve bu performans şarkıya Akademi ödüllerindeki En iyi Orjinal Şarkı adaylığı getirmişti. İçinde filmin ismi geçse de filmin adından farklı bir isimle duyduğumuz ilk tema şarkısı bu olmuştur. Önemli bir beğeni kazanırken sonraki yıllarda da birçok filmde ve reklamda kullanılması ne kadar popüler olduğunun bir kanıtı olarak gösterilebilir.


"The Man with the Golden Gun", Ian Fleming'in ölümünden sonra yayınlanabilen son romanından uyarlanarak çekilmiştir. Filme adını veren altın tabanca Colibri çakmak firması tarafından yapılmıştır. Filmdeki diğer başrolleri korku sineması oyuncuları oynarken, korku rock türünün temsilcisi Allice Cooper'ın şarkısı da tema müziği için adayken Lulu'nun şarkısı açılış parçası olarak seçilmiştir. Ancak şarkı listelerde nerede ise hiç boy gösterememiştir.



Artık Bond rolünden emekliye ayrılan Connery'den sonra seriye katılan Moore 'ın ilk filmi 1973 yapımı "Live and Let Die" dır. McCartney ailesinin yazdığı tema şarkısını rock grubu Wings ve Paul McCartney söylemiştir. Bond filmlerinde duyduğumuz ilk rock şarkı olarak özel bir yeri olan şarkı Akademi ödüllerine aday ilk Bond şarkısı olma özelliğine de sahiptir. Şarkıyı daha sonra Guns N' Roses da kendi yorumlarını da ekleyerek seslendirmişti.


Bazılarına göre tek gerçek Bond oyuncusu olan Sean Connery, yer aldığı 6 film ile 007 olarak benim için de ilk akla gelen aktördür. "Dr. No", 1962'de vizyona girdiğinde 1 milyon dolar gibi çok düşük bir bütçeye sahip olmasına rağmen 60 milyon dolar gelir ile serinin oransal olarak en karlı filmi olmuş ve ardından gelen 24 filmin çekilmesinin önünü açmıştı. Jenerik müziği ve görseli sonraki filmlerin hepsinde benzer bir şekilde yer alan film için Monty Norman besteci olarak seçilmiş ve Jamaica sahneleri çekilirken ekibe eşlik edip Jamaica ezgileri içeren bu çalışmanın temellerini orada atmıştır. Şarkı enstrümantal olarak filmde yer almış ve sonradan bestelenen müziklerinin bazını oluşturmuştur.


"From Russia with Love, Rusya'dan Sevgilerle", 1963'de yayınlanan film Türkiye yerine İskoçya'daki stüdyoda çekilse bile Türkiye'de geçen ilk Bond filmidir. Önceki film gibi yüksek gişe hasılatı elde ederek (78 milyon dolar) serinin devamlılığı için yapımcıları cesaret vermiştir. Açılış müziği olarak Matt Monro'nun seslendirdiği eser ilk filmdeki başarısına rağmen Norman ile devam edilmeyeceği kararı ardından Lionel Bart tarafından bestelenmiştir. Aslında Türk ezgileri içeren bir şarkı hazırlamak isteyen John Barry önderliğindeki ekip İstanbul'a gelmiş (önceki filmdeki Jamaica ezgilerini buldukları gibi) ancak uzun bir haftanın ardından birçok gece kulübünü ziyaret etmelerine rağmen uygun bir çalışma bulamadan, ama birçok ilginç anı ile, geri dönerek Bart'a besteyi sipariş etmişlerdir. Zeki Müren'in "Yaralı Gönlüm", daha sonra Pulp Fiction filminde kullanılınca tüm dünyada meşhur olmuştu, ziyaretleri sırasında denk geldiler mi bilmiyorum ama, uygun aday şarkı bulamamalarının Türk müziği için kaçırılmış önemli bir fırsat olduğunu söyleyebiliriz.


Connery'in 3. seri filmi "GoldFinger, Altın Parmak", aynı isimli Fleming romanından uyarlanmıştı. Filmden daha çok Shirley Bassey'in Bond filmlerindeki ilk performansı ile hafızalarımıza kazındığını söyleyebiliriz. Öyle ki bu şarkı Bassey'i listelerdeki kendi zirvesine taşırken sonraki birçok tema müziğini de derinden etkilemiştir. (Özellikle Licence to Kill şarkısında birçok ögenin tekrarlı kullanıldığını görebiliriz) Filmin yapımcısı Harry Saltzman'ın "hayatımda duyduğum en kötü şarkı" değerlendirmesi ile yeni bir şarkı için zaman olmadığı için değiştirmek yerine filmde çok az yer vermesi de ilginç bir ayrıntı.


Sonraki film, 1965 yılında vizyona giren, "Thunderball, Yıldırım Harekâtı", artan bütçesi ve gişe hasılatı ile 007'nin giderek daha kalıcı olduğunun bir göstergesi oldu diyebiliriz. Bond Sprectre'nin oyunlarını bozmakla uğraşırken efsanevi sanatçı Tom Jones da serideki ilk erkek sarkıcı olarak eseri başarı ile seslendiriyordu. En başta John Barry filmin konusu yerine 007'nin kendisine odaklanan "Mr.Kiss Kiss, Bang Bang" adı ile bir beste yapmış ve şarkı Shirley Bassey tarafından söylenmişti. Ancak daha sonra uzunluğu nedeni ile daha kısa versiyonunu kayda almak için Bassey müsait olmayınca acele ile yeni bir şarkı, "Thunderball" yazıldı. Tom Jones'un şarkıyı söylerken yüksek notalara çıkarken bayıldığını okuduğumda aklıma, öterken bayılan Denizli horozu geldiğini de eklemeliyim.


"You Only Live Twice, İnsan İki Kere Yaşar", şarkısını Nancy Sinatra söylemişti 1967 yapımı serinin 5. filmi için. Yine bir John Baryy eseri olan çalışma Bond filmlerinin ve Sinatra'nın en iyileri arasında bir "klasik” tanımı ile yer almaktadır. Öyle ki Sinatra'nın daha sonra yayınladığı daha fazla gitar ağırlıklı versiyonu dışında, Coldplay, Soft Cell, Björk, Robbie Williams ve Shirley Bassey de bu şarkıyı tamamı ile veya kısmen kullanmıştır.



1 filmlik George Lazenby fiyaskosu arasından sonra Eon yapımcılık ile son Bond filmini çeken Sean Connery, ilk 3 gün hasılat rekoru ile seriye eski havasını yeniden getirmişti. Filmde ajanımızın Blofeld ile ezeli rekabet devam ederken "Diamonds Are Forever, Ölümsüz Elmaslar" tema müziğini 2. kez Shirley Bassey seslendiriyordu.



Umarım Prime Video'nun hazırladığı belgeseli izlemeden önce iyi bir hazırlık olmuştur bu yazı sizler için. Belgeseli izledikten bak bu da de çok ilginçmiş dediğiniz notlar olursa yorumlar kısmına eklerseniz sevinirim.










(*) "Maazallah" şarkısından bir mısra, Şehrazat’ın sözlerini yazdığı şarkıyı Bülent Ersoy seslendirmişti.

(**) Toplam 25 Bond filmi çekildi EON Film Şirketi tarafından ancak 2 tane de kaçak diye tabir edebileceğimiz Bond filmi daha var, hatta bir tanesinde Sean Connery oynamıştır.

(***) Rafet El Roman’ın "Seni Seviyorum" şarkısının unutulmaz Almanya Türkçesi (!) ile yazılmış unutulmaz sözleri


197 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page