"Binbir Gece Resimleri"
- Editör / Mugmag Style
- 2 gün önce
- 3 dakikada okunur

Modern kentler, ekonomik büyüme ve fiziksel gelişimin ötesinde, kültürel derinlikleriyle de değerlendirilir. Bir şehrin gerçek kalkınması, yalnızca altyapı yatırımlarıyla değil; sanat, kültür ve düşünce üretimiyle ölçülür. Kocaeli, uzun yıllar boyunca sanayi gücüyle anılan bir kent olarak Türkiye’nin üretim merkezlerinden biri olmuştur. Ancak günümüzde şehir, bu güçlü ekonomik kimliği kültürel bir vizyonla tamamlamaya yönelik önemli adımlar atmaktadır.
Bu sergi, masal metaforu üzerinden kentin dönüşüm hikâyesini yeniden anlatır. Masal, burada gerçeklikten kaçış değil; gerçekliği yeniden kurma aracıdır. Sanayinin sert ritmi ile sanatın şiirsel dili arasında kurulan bu denge, Kocaeli’nin yeni kimliğinin temel taşlarından biri hâline gelmektedir.
Kocaeli, endüstriyel gücünün yanı sıra kültürel bir rönesansa sahne oluyor. Şehrin sanayi ritmi, artık sanatın büyülü dokunuşuyla dengeleniyor. İzmit Millet Bahçesi'nin yeşil dokusu içinde yükselen Kocaeli Sanat Galerisi, bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri. 2 bin 200 metrekarelik alanı, 360 derece sahnesi, ferah fuayesi ve çok amaçlı salonlarıyla tasarlanan bu mekan, Alev Alatlı Kütüphanesi ile entegre bir kültür kompleksi olarak şehrin nabzını tutuyor. Belediye Başkanı Tahir Büyükakın'ın vizyonuyla hayata geçirilen galeri, "5 bin yıllık aklın yansıması" olarak gençlerin taleplerine yanıt veriyor ve 24 saat yaşayan bir merkez haline geliyor. Alatlı'nın "Benim tarafım yok, benim derdim var" felsefesi, burada Doğu ile Batı'yı, gelenek ile moderni buluşturuyor. Galerinin ikinci büyük etkinliği olan "Binbir Gece Resimleri: Düşler Atlası" sergisi, bu ruhu somutlaştırıyor. 16 Şubat 2026'da kapılarını açan ve 6 Mart 2026'ya kadar sürecek olan sergi, izleyiciyi masalların gizemli dünyasına davet ederken, Kocaeli'nin kültürel hafızasını da aydınlatıyor.
Sergi, Binbir Gece Masalları'nın katmanlı anlatısını çağdaş sanatla yeniden yorumluyor. "Renk Tayfı/Enstalasyon/Çap Sergisi" olarak tanımlanan bu etkinlik, düşlerin coğrafyasız bir atlasını çiziyor. "Çap" kavramı, disiplinler arası kesişimleri ve ışığın prizmadan geçerek renklere ayrılmasını simgeliyor; tıpkı beyaz ışığın gökkuşağına dönüşmesi gibi, hayal gücü burada sayısız forma ve anlama bölünüyor. Yağlıboya tablolar, taş enstalasyonları, cam ve ipek dokunuşları iç içe geçerek izleyiciyi mekansal bir deneyime sürüklüyor. Toplam 108 eser, sanatın dokunsal ve duyusal gücünü ön plana çıkarıyor. Eserlerde, kadim Kocaeli'nin mekanları, insanları ve tarihi unsurları da yansıyor; evrensel masal teması, yerel değerlerle harmanlanarak şehrin kültürel belleğini güçlendiriyor. Sergi, sanatı elit bir etkinlik olmaktan çıkarıp kamusal alana taşıyor; Millet Bahçesi'nde yürüyen bir aile, farkında olmadan estetik bir yolculuğa çıkabiliyor.
Bu büyüleyici anlatının mimarı, küratör Prof. Dr. Uğur Batı. İletişim bilimi, nöropazarlama ve kültür çalışmaları alanındaki uzmanlığıyla tanınan Batı, 30 kitabın yazarı ve Harvard Business Review gibi platformlarda kalem oynatan bir düşünür. "Sanat görüneni tekrarlamaz, görünür kılar!" felsefesi, serginin temelini oluşturuyor. Batı, eserleri yan yana getirmekle yetinmiyor; izleyiciyi pasif bir seyirci olmaktan çıkarıp anlatının aktif parçası haline getiriyor. Sanatçıların derin araştırmalarını renk tayfı etrafında ören küratör, Binbir Gece'nin Şehrazatvari dönüştürücü gücünden ilham alıyor. Eserlerin yerleşimi, ışık kullanımı ve malzeme çeşitliliği, galeriyi bir düşünce alanına dönüştürüyor. Batı'nın yaklaşımı, sanatı bir karar bilimi olarak görüyor; izleyiciyi kendi hikayesini yazmaya, görünmeyeni keşfetmeye davet ediyor. Kocaeli gibi bir endüstri kentinde bu sergi, rasyonellik ile şiirselliği birleştiren bir köprü niteliğinde.



“Düşler Atlası" Sergisi
Serginin kalbi, ulusal ve uluslararası alanda tanınan sekiz sanatçının eserlerinde atıyor. Ferruh Karakaşlı, güçlü lekeler ve konturlarla düş dünyasını tuvale taşıyan bir vizyoner; Viyana'dan New York'a uzanan sergileriyle moda tasarımcılığından ressamlığa geçiş yapmış. Halime Türkyılmaz, doğal taşlarla doğanın uyanışını anlatan bir keşifçi; boyasız mineral teknikleri ve kum resim workshop'larıyla Anadolu'nun ruhunu yansıtıyor. Melisa Özgür, geometrik soyutlamalarıyla kozmosu ve enerjiyi birleştiren genç bir yetenek; Kazakistan'daki uluslararası sergileriyle dikkat çekiyor. Mustafa Günen, denizin matematiğini soyut manzaralarda yakalayan oto-didakt bir sanatçı; Christie’s müzayedelerindeki başarılarıyla biliniyor. Pınar Tınç, çini mürekkebiyle mistik kadın figürlerini canlandıran bir usta; Louvre koleksiyonlarında yer alan eserleri, ruh-zihin-beden temalarını işliyor. Sebahattin Gündoğdu, seramik ve cam işçiliğiyle kent estetiğini dönüştüren bir mimar; büyük ölçekli projeleriyle Kocaeli'nin mirasını vurguluyor. Yasemen Latife Ayvaz, rengin "gör dediği"ni minimal formlarla aktaran bir ressam; İzmir kökenli sanatçı, izleyiciyi iç yolculuğa çıkarıyor. Baskı sanatçısı Hayrettin Sam (Susam), özgün teknikleriyle masalların gölgelerini çoğaltıyor; sergiye derinlik ve diyalog katıyor. Bu sanatçıların çoğul dilleri, malzemelerin hafızasını –taşın sabrını, camın kırılganlığını, ipeğin akışkanlığını– bir araya getirerek evrensel bir diyalog yaratıyor.
"Binbir Gece Resimleri: Düşler Atlası", Kocaeli'nin kültürel yolculuğunda bir dönüm noktası. Şehir, endüstriyel kimliğinden estetik bir başkente evrilirken, sanatı toplumsal bir köprü olarak benimsiyor. Sergi, geçmiş ile geleceği, yerel ile evrenseli buluşturarak izleyiciye verimli sorular sunuyor: Gerçek, iyi anlatılmış bir masaldan başka nedir? Her ziyaretçi, galeriden ayrılırken kendi düş atlasını taşıyor; çünkü sanat, zamanın ardındaki sonsuzluğu fısıldıyor. 16 Şubat 2026'da saat 16.00'da resmi açılışı yapılan bu etkinlik, 6 Mart'a kadar İzmit Millet Bahçesi'nde sizi bekliyor. Kocaeli'nin kalbinde, rüya ile gerçeğin buluştuğu bu yolculuğa katılın; belki de sizin masalınız burada başlıyor.




Yorumlar