top of page

Devrim Erbil Seramik Koleksiyonu: Geleneğin ve Modernin Ustalığında Sebahattin Gündoğdu ve Aylin Gündoğdu Yorumu



Bugün benim için çok özel bir yazı yazacağım. Biten bir sergi ardından seramik sanatını yorumlayacağım. Devrim Erbil eserlerini seramik olarak yorumlayan iki sanatçı, baba-kız sanatçı Aylin Gündoğdu ve Sebahattin Gündoğdu’nun seramik sanatında estetik hafıza, kültürel süreklilik ve zamansal inşasına bakacağım.


Çağdaş sanatın önde gelen isimlerinden Devrim Erbil ve Akın Ekici’nin “Ters Yüz İmgeler – Sanata İyi Bakın!” başlıklı sergisi, farklı tekniklerde birçok eseri sanatseverlerle buluşturuyor. Zıtlık ve dönüşümler üzerinden gerçek ve imge kavramlarını ele alan sergi, Prof. Dr. Uğur Batı olarak benim küratörlüğümde DenizBank’ın kültür sanat mekânı Galeri Deniz’de açıldı. Prof. Devrim Erbil ile Galeri Deniz’de 28 Nisan 2026 tarihinde birlikte açılışını gerçekleştirdiğimiz “Ters Yüz İmgeler Sanata İyi Bakın” sergisinde Sebahattin Gündoğdu ve Aylin Gündoğdu’nın Devrim Erbil için uyarladığı özel seramikler de görücüye çıktı.  Uğur Batı küratörlüğünde Devrim Erbil eserlerini yorumladıkları Seramik Koleksiyonunun ilk sergisi olan bu sergi, sanatseverlerin olağan üstü ilgi gösterdiğini söyleyebiliriz.  Sergi 17 Mayıs’a kadar Galeri Deniz’de açık kaldı.

Şimdi Aylin Gündoğdu ve Sebahattin Gündoğdu’nun üzerinden seramik ve Devrim Erbil bağlantısına bakalım.

 


Bir Sanat Yolculuğunun İzinde – Sebahattin ve Aylin Gündoğdu

Sanat, malzemenin sınırlarını zorlayan, duygu ve düşünceleri biçime dönüştüren sonsuz bir keşiftir. Bu keşif yolculuğunda bazen aynı tutkuyu paylaşan iki yürek, eserlerine sadece ortak bir imza değil, aynı zamanda derin bir uyum da katar. İşte Sebahattin Gündoğdu ve Aylin Gündoğdu da bu nadir çiftlerden biridir. İkili, özellikle seramik, cam, mozaik ve heykel alanlarındaki özgün yorumlarıyla tanınırken, geleneksel Türk sanatları içinde özel bir yeri olan seramik sanatına dair merak uyandıran bir boşluk da söz konusudur. Bu yazıda, Sebahattin ve Aylin Gündoğdu’nun ortak ve bireysel yönlerini harmanlayarak, sanat anlayışlarını, üretim pratiklerini ve malzemeyle kurdukları büyüleyici ilişkiyi detaylandıracağız. İşte, iki ustanın renklerle, biçimlerle ve malzemelerle kurduğu diyaloğun öyküsü…


Ortak Kökler, Ortak Tutkular: İki Sanatçının Yol Arkadaşlığı

Sebahattin Gündoğdu, 1962 yılında Samsun’da dünyaya geldi. Aylin Gündoğdu ise onun gibi, Türkiye’nin önde gelen sanat eğitimi kurumlarından birinde şekillendirdi sanatçı kimliğini. Her ikisi de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (eski adıyla İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi) çatısı altında seramik eğitimi aldı. Sebahattin Gündoğdu, 1979’da başladığı akademik yolculuğunu 1984’te yüksek lisansla taçlandırırken, Aylin Gündoğdu da aynı köklü kurumdan seramik ve cam alanında uzmanlıkla mezun oldu. Bu ortak eğitim altyapısı, sanatçıların hem teknik bilgi hem de estetik anlayış açısından derin bir uyum yakalamalarını sağladı.


Ancak bu ortaklık sadece eğitimle sınırlı değil. Sebahattin Gündoğdu, sanat kariyerinin yanı sıra 1990 yılında kurduğu atölye ile olarak başarılı bir girişimci kimliği de taşır. Aylin Gündoğdu ise sanatını icra etmenin ötesinde bir eğitimci olarak faaliyet gösterir; kendi atölyesinde seramik, vitray ve mozaik alanlarında özel dersler ve workshoplar düzenleyerek bilgi ve deneyimini paylaşır. Bu yönüyle çift, bir yandan üretirken diğer yandan sanatın kuşaklar boyu aktarılmasına da hizmet eder.



Sanat Anlayışları: Malzeme ile Kurulan Derin Diyalog

Sebahattin Gündoğdu’nun sanat felsefesinin temelinde, doğayı olduğu gibi kopyalamak değil, onu yeniden yorumlamak yatar. Onun için sanat, içsel bir ifade biçimidir ve eserleri genellikle üç boyutlu enstalasyonlardan oluşur. Renk tayfını dokunsal bir deneyime dönüştürmeyi hedefler. Aylin Gündoğdu ise bu felsefeye tamamen uyumlu bir anlayışla, seramik ve camın ışıkla, dokuyla ve biçimle kurduğu ilişkiyi incelikle araştırır. İkisinin ortak noktası, malzemeye sadece bir araç değil, adeta bir muhatap olarak yaklaşmalarıdır.


Sebahattin Gündoğdu’nun “Ters Yüz İmgeler” ve “Binbir Gece Resimleri” gibi karma sergilerde yer alması, onun sanat çevrelerinde ne denli saygın bir konumda olduğunu gösterir. Aylin Gündoğdu ise ulusal çapta düzenlenen Hanterra Seramik Yarışması’nda mansiyon ödülü kazanarak yeteneğini ve sanat camiasındaki yerini kanıtlamıştır. Yarışmada “Yin Yang” isimli bir stoneware eserle yer alan Aylin Gündoğdu’nun bu başarısı, çiftin yalnızca birlikte değil, bireysel olarak da güçlü sanatçılar olduğunu ortaya koyar.



Birlikte Ürettikleri: Ortak Eserler ve Projeler

Gündoğdu çiftinin en dikkat çekici ortak çalışmalarından biri, ünlü ressam Devrim Erbil’in ikonik eseri “Galata Bakış”ı seramik yorumuyla yeniden hayata geçirmeleridir. Bu proje, iki sanatçının teknik ustalığını ve birbirleriyle olan uyumunu gözler önüne serer. Ayrıca Balıkesir’deki Devrim Erbil Çağdaş Sanatlar Müzesi’nin duvar seramiklerini birlikte tasarlayarak, kent kültürüne kalıcı bir katkıda bulunmuşlardır.


Sebahattin Gündoğdu’nun sanatı seramikle sınırlı kalmaz; cam, doğal taş, mozaik gibi farklı malzemeleri ustalıkla birleştirir. Aylin Gündoğdu da vitray ve mozaik konusundaki derin bilgisiyle bu çok malzemeli yaklaşıma katkı sunar. Bu yönüyle ikili, yalnızca seramik sanatçıları değil, aynı zamanda malzemenin sınırlarını zorlayan çok yönlü sanatçılar olarak tanımlanabilir.


Devrim Erbil Seramikleri

Devrim Erbil, sanatı tabana yayma, kamusal alanla buluşturma ve farklı malzemelerin sınırlarını zorlama tutkusunun bir parçası olarak seramik malzemesini de sıklıkla kullanmıştır. Onun için seramik; çamurun şekil alabilirliği, sırın parlaklığı ve fırınlama sonrası ortaya çıkan kalıcılığı ile resimsel dilini mimariyle buluşturduğu harika bir araçtır.


Erbil’in seramik sanatına yaklaşımı ve bu daldaki çalışmaları şu belirgin özelliklerle öne çıkar. Çizgilerin sırla dansı diyoruz buna. Devrim Erbil’in tuval üzerine yağlı boya ile attığı o meşhur, titreşen ince çizgileri ve kuş sürüleri, seramik çalışmalarında sır altı veya sır üstü boyama teknikleriyle seramik plakalara aktarılır. Seramik fırınından çıkan renklerin canlılığı, cam benzeri parlak doku ve derinlik, onun İstanbul silüetlerine ve doğa soyutlamalarına yepyeni bir enerji katar.


Ortak Bir Mirasın İki Ustası

Sebahattin ve Aylin Gündoğdu, sanatı yalnızca bireysel bir ifade aracı değil, aynı zamanda paylaşılan bir yolculuk olarak gören ender çiftlerdendir. Kimi zaman birlikte, kimi zaman ayrı ayrı ürettikleri eserlerle Türk seramik, cam ve mozaik sanatına önemli katkılarda bulunmuşlardır. Bu iki ustanın renk, doku ve malzeme duyarlılıkları, onları geleneksel Türk sanatlarının pek çok dalıyla aynı estetik hassasiyette buluşturur.


Bu yazının, sizleri Sebahattin ve Aylin Gündoğdu’nun seramik, cam ve mozaikten örülü zengin dünyasını keşfetmeye davet etmesini umuyoruz. Sanat, bazen beklenmedik yollardan kalbimize dokunur; işte bu çiftin eserleri de tam olarak bunu yapıyor.

Yorumlar


bottom of page